25 Haziran 2008

retinitis pigmentosa


Gözün loş ışığa hemen uyum sağlayamaması anlamına gelen gece körlüğü, özellikle gece sürücüleri için sorun yaratır. Ender görülen bu rahatsızlık, genellikle kötü beslenmeden kaynaklandığından, kolaylıkla tedavi edilebilir. Gece körlüğü kavramı, bu hastalıkta geceleyin görme bütünüyle yitirilmediği için biraz yanıltıcıdır. Gece körlüğünde, ışık azaldığında, sağlıklı insanlara göre görüş de azalır.

Nedenleri
Gece körlüğünün en sık rastlanan nedeni A vitamini yetersizliğidir. A vitamini, gözün parlak ışıktan loş ışığa geçişe uyum sağlaması için gereklidir. Gözün ağtabakasında (gözün gerisindeki, ışığa duyarlı alan) koni ve çomak biçimli, iki tür alıcı hücre vardır: Koni biçimli hücreler ağtabaka merkezinde yoğunlaşmıştır ve yalnızca parlak ışıkla uyarılırlar. İşlevleri rengin ve ayrıntıların algılanmasıdır. Çomak biçimli hücreler ise, bu alanın çevresinde bulunurlar ve gün ışığnıda neredeyse hiç işlev göremezler. Çok düşük şiddette ışık düzeylerine yanıt verirler ve ışık zayıfken bile nesnelerin görülmesini sağlarlar. Çomak biçimli hücreler, gece görmeyi sağlamak için harekete geçirilmesi gereken, ışığa duyarlı "rodopsin" adlı pigmenti içerirler. Rodopsinin loş ışıkta görme için etkileşmesi gerekir. Bu işlemse A vitamini gerektirir. Bu nedenle A vitamini olmadığında loş ışığa uyumda azalma olur.

Belirtiler
Çoğu kişide çomak hücrelerle görmeye geçiş yarım saati bulan süreler alır. Gece körlüğü olanlar hem normalden daha az uzaklığı ve daha az ayrıntıyı görürler hem de gece görüşüne uyum sağlamaları daha uzun zaman alır. Bu durum, özellikle gece araç kullananlarda önem kazanır. Gece körlüğü olan kişi, yaklaşan bir arabanın farlarını normal biri gibi seçer ama araba geçtiğinde karanlığa uyum göstermesi daha uzun sürer ve bir süre için yalnızca önündeki kısa bir uzaklığı seçebilir.

Tedavisi

Bu hastalığın günümüz sartlarında bilinen bir tedavisi yoktur.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

retinitis pigmentosa hakkında hiçbirşey bilmeyen birinin yazdığı bu yazıyı sakın dikkate almayın.